Yaz-kış demeden elimizden düşürmüyoruz, özellikle havalar soğuyunca demlikler dolusu içiyoruz...
Evet, bugünkü konumuz siyah çay.
Ama öyle bildiğiniz gibi değil. Bu kez onu hiç bilmediğimiz, daha önce belki de hiç duymadığınız farklı yönleriyle tanıyoruz. Ve tabii ki tanıdıkça daha bir seviyoruz. 
Şöyle bir bardak tavşan kanı çayınız hazırsa, buyurun onu keyifle tanımaya başlayalım.

Ancak çay, hasat edilen bir bitki olduğu için genellikle bel yüksekliğine geldiğinde budanır.
"Bu çay da neymiş böyle?" derseniz, Da Hong Pao adlı bir Çin çayı.
Rivayete göre, Thomas Sullivan satış yapmak için müşterilerine göndereceği çayı büyük paketlerle gönderip zarar etmek istememiş, tasarruf yapmak amacıyla az miktarda çayı keselere koyarak göndermiş. Müşterilerse bu poşetlerin amacını tam olarak anlayamamış ve poşetleri doğrudan kaynar suya atıvermişler. Bir yanlış anlama ve tasarruf hikayesinden bugün hemen herkesin sık sık kullandığı poşet çaylar doğmuş.
Çünkü bizler çaya kurutulmuş yaprak halindeyken isim veriyorken Çinliler çayın demlendikten sonraki haline göre isim veriyorlar.
Rivayete göre, Hindistan'dan İngiltere'ye çay taşınırken aynı gemiye çay ile birlikte bergamot bitkisi de konuldu ve uzun süren bu yolculuk boyunca bergamotun o kendine has kokusu çaya da işledi. Gemi İngiltere'ye varıp da tüm çayların koktuğu anlaşılınca o zamanlar Birleşik Krallık kralı olan Henry Grey, bu çayı ziyan olmaması adına halka ücretsiz olarak dağıttırdı.
Bu çayın halk tarafından çok tüketilmesi üzerine de günümüzde İngiltere ile özdeşleştirilen "earl grey", yani bergamotlu çay bol bol yapılmaya başlandı.
Elinizden Düşürmediğiniz Çay Hakkında Duyunca Şaşıracağınız 16 İlginç... Tarifini Deneyenlerin Yorumları
1Mervecan 14 Ağustos 2018 20:52