Kahvesiz bir hayat düşünemeyen, yurt dışına çıktığında o ülkenin kahvesini mutlaka deneyen ve hatta işi cozutup köylere kadar güzel kahve bulmak için gidenler var aramızda. Biliyoruz ki kahve tutkusu bambaşka bir şey ve bir kez kokusunu aldı mı bu burun, bırakması asla mümkün olmaz.
Bu yüzden hem yurt dışına çıkarsanız işinize yarayacağına inandığımız hem de ortamda mis gibi satabileceğinizi düşündüğümüz farklı ülkelerde kahve nasıl içilir konusuna değindik.
Her ülkenin kendine özel kahvesi, içine kattıkları ya da çıkardıkları, yanına ekledikleri ya da eklemedikleri birbirinden başka. Bilelim ki ona göre içelim.
Dikkat! Bazılarının içinden yumurta çıkabiliyor. Vuuuv.
Eğer Yunanistan'da bir süre geçirirseniz frappe'nin önemini kolayca anlarsınız. Günlerinin virgülü gibidir frappe, zırt pırt içebilirler. Granül halindeki kahveye su eklenmesi ve köpürtülmesiyle oluşturulur. Ardından bardak dolana kadar su ve buz eklenir. Sıcak yaz günlerinde en iyi tercihtir.
Yumurtanın sarısı, kıvamlı süt, kahve ve şekerden oluşan bu kahve ilk bakışta size imkansız bir lezzetmiş gibi gelebilir ancak değil. Merak etmeyin.
Vietnam'a gitmişsiniz ve bir de kahveyi beğenmiyorsunuz? İnanamadık. Yoğun ve zengin tadıyla aklınızda kalacağına eminiz.
Yalnızca Türkler değil tüm dünya bu kahveye hasta. Türk kahvesi hem yapılışı hem de içme adabıyla başlı başına bir mesele. Bu yüzden Türk kahvesi içmeden önce özellikle turist kardeşlerimizin bir durup düşünmesi gerekiyor. Damak tatlarının çok alışık olmadığı telveyi de hesaba katarsak iş iyice zorlaştı.
Sütle kıvamlandırılan kahve ve Tayland'ın egzotik tatlarını ortaya çıkarma fırsatı. Eğer yolunuz Tayland'a düşerse sokak yemeklerinden yiyip, kanola yağının kokusunu içinizde hissedip, bir de üstüne Thai iced coffee içmeden dönmeyiniz. Çok ayıp olur.
1 ölçek hafif kahve, üç ölçek yoğun süt derken zaten kahve olmaktan neredeyse çıkan bir kahve galao ancak seveni çok. Portekiz'de insanların yoğun olarak tükettiği kahve ya galao ya da cimbalino. Cimbalino ise galao'nun tam tersine zehir gibi bir shot.
Karsk'ın olayı çok başka. Önce bir bozuk parayı bardağın dibine koyuyorsunuz, ardından üzerine bozuk parayı göremeyeceğiniz kadar kahve ekliyorsunuz. Norveçli burada durmuyor tabii ki, bozuk parayı görene kadar bir de likör ekliyor. Soğuk havalarda sıcak duş etkisi yaratıyor.
Organik kahvede dünyanın en büyük üreticisi olarak varsayılan Meksika'nın içerken eğlendiğini düşündüğümüz ve tarçınla tatlandırılan kahvesi cafe de olla. Kahverengi Meksika şekeri de kahvenin içine girer, pişirilme ve servis sırasında toprak kaplar kullanılır.
Sade ancak aklınızı başınızdan alabilecek bir tadı vardır cortadito'nun. Bir ölçek süt ve bir ölçek espresso ile oluşturulur. Küba'ya nasıl ya da ne zaman gidersiniz bilmiyoruz ancak fırsat olur da giderseniz gördüğünüz her kahvecide içmenizi salık veririz.
Küba'daki cortadito ile neredeyse aynıdır. İki ülkenin birbirine yakınlığı ve kültürlerin birlikteliği iki kahveyi de 1 ölçek süt 1 ölçek kahvede karar kıldırmıştır. Afiyet olsun ikisine de.
Sütü kahvesinden daha fazla olan kahvenin Türkçe çevirisi "yanlış kahve" olmuş. Bu ne menem iştir, kahveli süt mü içiyorsun sütlü kahve mi diye insanların isyan etmesi sonucu Hollanda'nın kahvesi bu ismi almış. Bizce de bir gariplik var gibi.
İtalya'nın espresso'sunu herkes bildiği için affogato'ya, bu güzel leziz içeceğe çeviriyoruz gözlerimizi. İçinde dondurma olan her şey güzel değil midir zaten? Bizce de güzeldir. İtalya'da affotago'nuzu içerken yanına bir de kiş söylemeyi unutmayın. İki farklı lezzetin oluşturduğu tada bayılacaksınız.
Kimse kusura bakmasın ancak İsveç köfte bu kadar güzelken kahveye önem vermemeleri bizi birazcık üzdü açıkçası. Nereden geldiği, nasıl yapıldığı önemli olmayan kahve; işte size fika. İsveçlerin kahveyle en iyi bağlantısı ise kahvenin kendisinin değil, kahve içilirken geçirilen sürenin değerli olduğuna inanmaları.
Konyak, viski ya da rom! Bu kahvenin içinde "kafa" var. İspanyolların içkiye olan düşkünlükleri birazcık da kahveye kaymış. Günün ilk saatlerinde içmenizi çok tavsiye etmediğimiz bu kahveyi geceleri keyifle içebilirsiniz.
İçinde içki olan bir diğer kahve de İrlanda kahvesi. İrlanda'nın dağında bayırında koşarken üşümekten olsa gerek zaten sıcacık olan kahvenin içine bir de İrlanda viskisi koymuşlar. Üstteki köpük hafif bir giriş kıvamındayken sona doğru hissettiğiniz şey daima viskidir.
Çayı iyi bilenlerin memleketi olan Uzak Doğu'dan Hong Kong kahveye çay da ekleyerek yepyeni bir tat yaratmış, bu tat o kadar çok tutmuş ki artık Hong Kong'ta en çok içilen kahve olarak birinci sırada yerini almış. Çay varsa biz de varız kesin.
Sütlü içecekler sınıfına sokulması gereken bir diğer içecek de Hindistan'ın kaapi'si. Kaynar bir ölçek sütün üzerine kahve dökülüyor. Kaapi'nin en garip tarafıysa servis edildiği fincanlar. Adeta Yıldız Savaşları'ndan çıkma.
Pont-Neuf'te yürüyüp etrafı izlerken eğer bir kafe görürseniz içeri koşarak gidin çünkü orada cafe au lait vardır. Hemen dalın içeriye, keyifle içmeye başlayın. Yoğun sütün kahveyle dansına tanık olun, Fransa'nın tadını çıkarın.
Sakin olun, söylüyoruz. Finlandiya'da kahvenin içine peynir konulduğunu öğrendiğinizde neler hissettiğinizi çok iyi anlayabiliyoruz. Onlar kesme şeker değil, küp şeker değil bildiğiniz peynir. Zaten Norveç'te de kahveye salam koymak gibi bir durum söz konusuymuş. Ne diyelim, damaklarına akıl.
Stempelkande, french press demek. Günün büyük bir çoğunluğunu kahve içerek geçiren Danimarka halkı gün sonunda titreye titreye uykuya gitseler de bu alışkanlıklarından vazgeçmez. Eğer Danimarka'ya gitmek isterseniz french press'inizi yanınızda götürmenize gerek yok, çünkü her yer kahve her yer french press.
Kaffee brauner; kahveyle tanışmaları Türkler sayesinde olan Avusturyalıların, Türk kahvesi gibi bir bardak su ile servis ettikleri kahvedir. İçimi kısa olsa da tadı uzundur. Bir de vienna kahveleri vardır. İkisini de deneyip en çok hangisini sevdiğinizi söylemeyi unutmayın bize de.
Latte'ye benzeyen ve hatta üzerine latte art da yapılabilen bir kahve türü. Avustralya'nın sıcak topraklarında gezerken ara verip kahve içmek isterseniz kahveniz adeta bir yerli gibi flat white olmalı. Turist mi, turist ne arar Avustralya'da?
Dünyanın en basit ancak en çok sevilen kahvesi olarak da adlandırılabilecek americano, espresso'nun suyla inceltilmesiyle oluşur. Yanına ne yerseniz yiyin hepsi çok güzel olur çünkü nötrleyici bir tada sahiptir. Zannediyoruz ki iyi bir americano'yu içebilmek için Amerika'ya gitmek gerek yok ama siz yine de bir uğrayın.
Almanca seviyesi birden üçe kadar saymak olan bizler için eiskaffee en kolay kelimelerden bir tanesi oldu. Buzlu kahve olarak servis edilen eiskaffee, soğuk geçirmez Almanların en sevdiği içeceklerden bir tanesi. Üzerine krema sıkılarak da satın alabileceğiniz eiskaffe'yi (burayı biraz gırtlaklı söylüyoruz) denemeden dönmeyiniz.
Giderseniz İçin Diye: 23 Farklı Ülkede Kahve Nasıl İçilir? Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!