Bazen bir pasta yaparsın, sana öyle çok şey söyler ki şaşarsın. Hayatını görürsün onda, şeklinden fal bile bakarsın.
Nice umutlarla sipariş ettiğin pasta geldiğinde de olabilir aynısı. Şekline sinirlenmek yerine uzun uzun bak ona. Çünkü onun sana anlatacakları var. Kulak ver o sese.
Çünkü aslında o, biraz da sensin. 
İçinde oluşan "Buradan koşarak uzaklaşmalıyım." hissi.
İçine içine ağlarsın, sessizce...
Öküz oturur içine.
Verdiğin emeğe değmemesinin yaşattığı hüzün.
Çiftler arasında kendini dünyanın en ıssız dağının en ıssız noktasında duran tek bir taş gibi hissetmenin verdiği dayanılmaz mutsuzluk.
Dudakların titrer, ağzına attığın lokmayı yutamazsın...
"Sakil durmak" sözünün karşılığıdır.
Hevesinin kursağında kalmasının sesini bile duyarsın.
Sıfır mı o? 
Bir saniye içinde beyninde dönen aynayı kırma, kuaförü rencide etme, saçını kazıtma düşünceleri...
Aklından geçen binlerce cevaptan birini bile söyleyememenin verdiği öfke.
Yüzünde oluşan o yapmacıklığı hiç umursamayan akrabaların yüzlerce soru sormaya başlaması...
Uykulu uykulu ne yapacağını bilemeden harekete geçmenin yaşattığı telaş.
Günün kalanı zehir olur, aklın hep evde kalır ya hani...
Elinde telefon, içinde kıskançlık fırtınası fotoğraf beğenmekten başka bir şey yapamazsın. Çünkü arkadaşlık "beğen" butonuna tıklamaktan belli olur.
Ne kadar saçmalık varsa yaparsın, artık sen, sen değilsin.
"En kötü özelliğim dürüstlüğüm." , "Yalandan nefret ederim, bugüne kadar hiç yalan söylemedim."
Yerin dibine girsem de kurtulsam hissi bir anda geliverir, durduramazsın.
Bize Bir Şeyler Anlatmaya Kararlı 18 Hayata Küsmüş Pasta Tarifini Deneyenlerin Yorumları
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!