Pizza'yı seviyoruz, hamburger için 3 otobüs değiştiririz, cheesecake için sevgiliden ayrılırız, suşi sevmeyenin yüzüne bakmayız.
Bütün bu yiyeceklerin ortak noktası Türk mutfağından olmayışı. Yani birileri gelip bize bu yiyecekleri sevdirmiş. Pek de iyi yapmışlarmış. Gayet lezzetliler çünkü.
Biz neden aynısını yapmıyoruz? Yapamıyoruz?
Elimizdeki menü gayet iyi aslında.

Konu 'hot dog' (sosisli) olunca "Abi turşusu bol olsun", kokoreç olunca "Iyyyy, nasıl yiyorsunuz bunu?" İlk önce biz inanacağız ki tüm dünya arkamızdan gelsin. Avrupa Birliği'nin bile ilk karıştığı konu kokoreç olduğuna göre üzerinde durmalıyız.

Cheddar peyniri ya da mozzarella peyniri neredeyse bakkal Hidayet Amca'da bile satılır oldu. Bizim Trabzon peynirimizin (kolot peyniri diye de bilinir) cheddar'dan mozzarella'dan eksiği mi var? Yedirelim iki muhlama yabancı arkadaşlara, sonra da içerisindeki peynirin satışına başlayalım. Bizce cupcake'de bile kullanmaya başlarlar.

Zeytinyağı > Bütün yağlar
Sarma > Bütün zeytinyağlılar
Konu = Kilit

Şöyle New York sokaklarında tepsiyi kapatmaya çalışan Amerikalı birini görmeden içimiz soğumaz. Midyeden bahsediyoruz sonuçta. Tok karnına 70 tane yersin. O Fransızların tencerede yaptığı Leon de Mussels, bizim midye dolmamızın yanından geçemez.

Bagel diye bir şey var Amerika'da. Simitten farkı yok. Tereyağlısı, susamlısı, böğürtlenlisi, kuru üzümlüsü, krem peynirlisi ve daha bir sürüsü. Tüm dünya da afiyetle mideye indiriyor. Aynısını simit için yapabilir miyiz? Pekala yapabiliriz.

Özel ekmeğinin arasında sucuk, sosis, salam ve eritilmiş kaşar peyniri, isterseniz de ketçap mayonez ekleyin. Uganda'ya gitseniz satarsınız.

Varsa eğer İspanyol bir arkadaşınızı çağırın İstanbul'a, sokun ilk gördüğünüz etli ekmek yiyebileceğiniz bir mekana. Paket yapıp Barcelona'ya götürmek isteyecektir. Konya'ya götürseniz, oraya taşınmak isteyecektir.

Bir ülke düşünün, tamamı bir yemeği seviyor. Ya acılısını (Adana) ya acısızını (Urfa). Koca ülkenin bildiği bir şey vardır. Bizce bu ikiliye Avrupa'da bir şans vermek gerekir.

Uzaylıların tüm dünyaya, tek merkezden konuşma yapabildiği cihazı alıp "Tamam cheesecake güzel, tamam cupcake lezzetli ama siz hiç künefe yediniz mi?" diye tüm ülkeleri inletelim. Son 90 yıldır yaptığımız en iyi şey olacaktır.

İngiliz Kraliyet Ailesi'nden Elizabeth dahil 5 kadına birer kaşık kısır yedirin. Birleşik Krallık iki hafta içinde altın günü yapmaya başlamazsa biz de bir şey bilmiyoruz. İki hafta sonunda kısırın yanına iyi giden sütlü çay tarifini bile alabiliriz kraliçeden.
"Onların donut'u varsa bizim de lokma tatlımız var" diyerek fütursuzca ihraç etmemiz gereken bir tatlı lokma tatlısı. Hem donut kadar şekerli değil, baymaz insanı.

Bayatı bile lezzetlidir pişmaniyenin. Türkiye'de üretip, yurtdışında satsak başımız ağrımaz. Çok da susatır, yanında 'pişmaniye suyu' diyerek şaşal suyla birlikte paketler öyle satarız. Bakın satış fikrimiz dahi hazır.

Evet, hala ciddiyiz. Gurbetçilerimiz sayesinde Almanya dönere alışmış ve gayet sevmiştir. Bütün dünyanın sevmesi işten bile değildir. Arap dünyası 'Shawarma' adıyla az biraz pazarlamayı başarmıştır ama daha çok yolu vardır.
Velhasıl dostlar, her ne kadar geyik yapıyor gibi dursak da gayet ciddiyiz. Listeye sizden gelen istekler doğrultusunda ek yapabiliriz. Eğer listedeki yemekleri yurtdışına ihraç etmeye niyetlenen varsa (halihazırda yapıyor da olabilir) her türlü desteği vermeye hazırız. Bir mention atın yeter.
Aslında Bütün Dünyanın Yemesi Gereken 13 Milli Yiyeceğimiz Tarifini Deneyenlerin Yorumları
14Tuğçe Öğünlü 14 Nisan 2017 10:42
Duygu Talan 16 Eylül 2016 08:51
Onur 8 Mayıs 2015 13:09
ahmet aslan 2 Şubat 2015 21:05
SEDA 31 Ekim 2014 11:43
cansu 16 Eylül 2014 13:15
obc 15 Eylül 2014 11:38
recep 8 Eylül 2014 14:13
Mahir GÜL 8 Eylül 2014 11:17
Tuğçe 8 Eylül 2014 10:16
fatih çetin 7 Eylül 2014 11:07
ebru 7 Eylül 2014 10:01