Yalnızlık ister şartlardan, ister kişinin kendi isteğinden kaynaklı olsun zor zanaat. Teoman'ın bütün albümlerini 5 defa dinleyip ardından Nejat İşler'in bütün filmlerini 2'şer kez izleyip, 3 kalıp Issız Adam keki yedikten sonra, en cool halinizle "Ama yalnızlık benim tercihim" deseniz de yemezler.
Yani yerler de yapasınız gelmez. İnsan her gün kendine kallavi sofra hazırlayamaz ki zaten. Biri olsa belki. İki kişi o lezzetten tatmış olursunuz en azından. Sofrayı da beraber kaldırırsınız hem. Çay falan içersiniz beraber. Sevgili olan arkadaşlarınız da gelir kahve içmeye. Pasta yaparsınız 4 kişi. Kremasını hep beraber sıkarsınız. Sarılarak fotoğraf çekilirsiniz en son.
Yalnızlık zor.

İş yerinde atılan bir mail ya da okuldan arkadaşlarla oluşturduğunuz bir gruptan gelen mesajla +1 denen fenomenle tanışırsınız. Bir etkinlik düzenleniyordur. Düzenleyen vicdansız "Arkadaşlar +1'li gelelim lütfen" diye not düşmüştür. Bu kendisi küçük, derdi büyük +1, herkesin etkinliğe gelirken dam ya da kavalye getirme zorunluluğunu anlatıyordur. Fonda şu şarkı çalarken, oraya bir not sıkıştırırsınız: "Arkadaşlar programım var başka zamana"
Çok sevdiğiniz çift insanlarının (sevgili olan yakın arkadaşlarınız) bir teklifi vardır. Birbirlerinden az biraz sıkılmaya başladıkları için akşama çıkacakları yemeğe sizi de çağırıyorlardır. Kağıt üstünde dünyanın en masum teklifi gibi gelse de gitmeyin annem, gitmeyin gülüm. -1 olun, gitmeyin. Onlar 'fingirdeşirken', kendinizi bir tekila shot'da boğasınız gelir.

Sonuna kadar durulmaması gereken, eğer her şey yolunda gitmemişse usul usul kaçılması gereken partilerdir. Gidin, birkaç kanepe yiyin, iki kadeh bir şeyler için ve duruma göre dönün.
Bütün tarifleri avcunuzun içi gibi bilseniz de gerçek olan durumdur. İnsan kendi kendinin Gordon Ramsay'ı, Dominique Ansel'i olamaz. Paylaşmalı, lezzeti paylaştıkça artmalı.

Sinemalarda.
Bir demlik çayı tek başına bitiremeyeceğini fark edince afedersiniz sallama çay içenler peydah oldu.
Bir tarafı pozitif görünen, evde kimse olmadığı için Viking'lere bağlamak suretiyle, sofra adabından yaklaşık 100 kilometre uzakta yemek yemek var bir de. "Oh ne kadar rahatım" dedirtse de ilk topluluğa karışıldığı an kendini gösterir.

Tek başına yemek yemenin yer yer keyfi var desek taş olmayız. Bir şarap açarsınız, güzelce bir yemek yapar ya da sipariş edersiniz, bir de film açarsınız. Hayat size güzeldir......de nereye kadar? Film kalmadı film. Moğolistan sineması kaldı bir tek. İzler misin?
Evde yalnızsın ve makarna yapılacak. Çiçeklerin fotosentez yapması kadar doğal bir olay. Yalnız kötü bir hatırlatma: Makarnayı haşladıktan sonra bir süzgeç tutan bile yok. Yok yok ağlamıyorum, sıcak suyun buharı gözüme kaçtı.
E hadi bir de beyaz peynir.


Tür: Dram, IMDB Puanı: 9,8.
Bir yere kadar.

"Pazar kahvaltıları sevgililerin olsun, biz de alışverişe gidelim" dedik. Pek de iyi dedik. Topladık marketi, sığdırdık buzdolabına. Sonra? Sonrası buzdolabının sicil kaydına karalamacalar. Yine bozulan elma, artık canından bezen şeftali, fındığa benzemeye başlayan brokoli... Yalnız başına bitmez ki o kadar yiyecek?
"Başımdan geçmişi var, her cefaya alıştım" dedikten sonra, meyve ve sebzeleri olabildiğine az almaya başlıyoruz. Sonra kulaklarımızda "Abi Avrupa'da hep tek satılıyormuş meyve ve sebzeler, bizdeki gibi kiloyla alınmıyormuş, çok yalnız bu Avrupalılar"

"Bir dur anne, bari sen dur yaaa"
Ara olur pop corn bitmez, film biter pop corn bitmez, eve dönersin pop corn bitmez.

Mutfak pek seyran olmaz.
+1 kuralını hatırlarsınız. İşte ev sahibi yalnız olunca o +1 kuralı olmuyor. Hatta aksine, bir inat, "Beyler, erkek gecesi mi yapsak, FIFA atarız, maç izleriz" oluyor. Sonra? Sonrası 'Olimpiyat'ta tribün gerginliği' E haliyle o kadar adam, dünyanın ekseni kaydı hormondan.

Ya da sürekli konuşulan Can'lar, Ergin'ler, Okan'lar... Yalnız olan ne yapsın? Yalnız olan ilkokuldaki hoşlandığı çocuğu mu anlatsın?

Yalnızca Sevgilisi Olmayanların Anlayacağı 20 Acılı Durum Tarifini Deneyenlerin Yorumları
4Berra 10 Şubat 2016 22:16
alaattin inay 11 Aralık 2014 22:10
MeltemCe 14 Aralık 2014 14:55
muratahmetyunal.org 26 Eylül 2014 11:52